İnternet Şubesi
contenpery-gorkem

Görkem Ergun’un "Gizli Özne" adlı videosu, yüzyıl başından kalma dişi özneyi ‘bellek, yeniden hatırlama ve korku’ gibi bir alana yerleştiriyor. Eskiden kalma birçok nesne hafızada yer ederken, en ailevi gibi duran bile yabancılaşmaya başlıyor. Bir çılgınlık dünyasının verdiği travmatik acının etkisini hissederken, saçların sakladığı kafanın hareketini düşünüyoruz. 

Neredeyse bir korku heykeli gibi duran bedenin kafa hareketinin vermiş olduğu, tekinsiz bir his. İnsanın ödünü koparacak derecede etki yapan bir olayın veya olaylar zincirinin birbiri ardına sıralanmasıyla ortaya çıkan bu tekinsiz durumda hafıza nasıl korunabilecek? 

Birçok sanatçının sanat yaparken kullandığı bu his Gizli Özne’nin de belli ki nesnesi olmuş vaziyette. Saklanan bir travmanın, bir nesne travmanın yol açtığı şiddetli darbenin hem bedene hem de ruha yaptığı etki bir “tekinsizlik halesi” oluşturmakta kafada. Sağa ve sola doğru sallanan kafanın ve saçların tuhaf görüntüsü hangi özneyi saklamakta? Egonun aldığı darbe nereye kadar saklanabilir? Hangi noktadan sonra etki kendisini şiddetle dışavurmaktadır? 

‘Travma krizinin ifadesi’ olarak adlandırabileceğimiz Gizli Özne’nin şiddeti bizi tek harekette etkilemekte. Freud’un 1919 yılında yazmış olduğu “tekinsiz” adlı metinden yola çıkarsak, Görkem Ergun tekinsiz gibi duran bu tek hareketli imajın ürpertici ve karanlık yanını bize göstermekte. Oradaki hareketin nedenlerini düşünmeye doğru bizi sürüklemekte. Hepimizin başına gelebilecek olan bir travmanın “tutucu” etkisiyle, imajın hareketine tutulup kalmaktayız. Biteviye devam eden hareket, kendisini özgün bir alana hapsetmekte. Hafızanın sakladığı etkinin bedensel dışavurumuna bağlı kalmakta.

Broşür ön yüz için tıklayınız
Broşür arka yüz için tıklayınız