İnternet Şubesi
algilanamazolus-kusak

Ali Emir Tapan’ın videolarında hep bir belirsizlik hali mevcut. Tuhaf bir atmosferde, nerede ne gösterdiğinin hakkında bir ipucu veriyor; fakat bir tekinsizlik halinde durmakta olan imgeler, yan yana geldiklerinde nereye baktığımızı ve ne gördüğümüzü kavramaktan çok kavranamayacak olan bir alana doğru bizi sürüklüyor. Ne gösterdiğinden çok, belki de sanatçıyı daha çok cezbeden şey bize neyi görünür kılmadan gösterdiğiyle alakalı.

“Şamanik” bir bakışla imgeler birbirinin içine giriyor; üst üste çakışıyor. Sanatçı, bir plan çiziyor ve bize bu planı gösteriyor. Bu planın ilki görüleni “gösteren”, işitileni “işittiren” her anı veren saklı bir plandır; ancak planın kendisi gözükmemektedir. Sadece gösterdiklerinden bir ipucuna varmak mümkündür ve bu bir imge örgütlenmesidir. Diğer bir planda ise model yok olur.  Perspektif kuralları silikleşmeye başlar. Bir form içine girmektense formsuzlaşmanın baş gösterdiğini fark etmeye başlarız. Burada yapılandırılma kendisini bozar. Bu görüntü içinde ön ve arka plan iç içe geçer, aralarındaki perspektif hiyerarşisi yok olur ve tekrar gözükür. Hiçbir yerden (Nowhere) olan imgeler, nerede olduklarını göstermezler.

Yukarısı ve aşağısı iç içe girer ve birbirleriyle yer değiştirebilirler. Planın içindeki öğelerin örgütlenmesi serbestleşmektedir. Gizli ve saklıdır, kendisini ele vermez. Birbirlerini makinasal bir şekilde tamamlayan bu planda öğeler yer değiştirebilir; ön plandan arka plana yavaşlık ve hız ilişkilerinde gelişir. Önemli gibi duran, bir bakıma sanki önemsizmiş gibi gözükmektedir; halbuki bakılacak nokta minör bir nokta olarak durmasına rağmen aslında gizi orada saklamaktadır. Bir ruhun, bir sosyolojik alanın, bir bireyleşme noktasının oluşmakta olduğu yerlerden geçen bu giz, yavaş yavaş silik bir şekilde ortaya çıkar ve çıktığı anda da zaten kaybolur. Ses ve görüntü arasındaki gizemlilik ilişkisi tuhaf bir ilişki içinde olduğumuzu göstermekte değildir; ama bunu hissettirmektedir.  Gözükmeyenin gözükmeye başlama hissi bir içkinlikte verilir. Bu plan şehrin yaşam planıdır, doğanın türlerindeki kladistik bir ilişkinin yeniden tasnifidir; yani bir türden diğer bir türe geçmek yerine türlerin arasındaki geçişliliklere önem verilmeye başlanmıştır. Burada bir anlamda, beygirler attan çok öküz familyasına ait olarak durmaktadırlar. Şehir ise doğallığını kendi yapaylığından almaktadır; neredeyse simülakr bir gökyüzü aydınlatır şehri ve kendi kendine bu imgeler kaybolup yıldızların kayması gibi silinip tekrar ortaya çıkar. Beklenmedik olan pekiştirilmektedir. Etkiler ve duygular birlikte var olmaktadır. Her şey, her plandaki öğe gibidir ve sanatçı da algılanamaz-oluşa girmiştir; biz onu beklerken elimizden kaçıp gidivermiştir.  İşte bu sanatçının hız ve yavaşlık ilişkileridir. Sergi de bu hız ve yavaşlık ilişkilerine odaklanarak, imgelerden bir algılanamaz-oluşa odaklanmaktadır.

Ali Akay

Broşür ön yüz için tıklayınız
Broşür arka yüz için tıklayınız